Cengiz Dağcı.pdf

Cengiz Dağcı

Abdulvahap Kara


Kampta durum günden güne kötüleşiyordu. Esirlere bir hafta boyunca yiyecek hiçbir şey verilmedi. Her gün yüzden fazla esir açlık, susuzluk ve hastalıklardan ölüyordu. Bir sabah meydanın köşesindeki hoparlörden yemek verileceği ilan edildi. Ayrıca yemek dağıtımı esnasında intizam bozulduğu takdirde ateş açılacağı da ikaz edildi. Kuyruğa giren esirler, sıraları geldikçe, mutfaktan verilen elli gram ekmek ve yarım litre çorbayı alıyordu. Çorbaları, konserve kutularına, kutuları olmayanlar ise şapkalanna doldurtuyorlardı. Çorbasını ve ekmeğini alan esirler, arkadaşlarına sırtını dönerek adeta bir günah işliyormuşçasına gizli gizli yiyorlardı. Biz Beraber Geçtik Bu Yolu romanından, konserve kutularının esirlerin en değerli eşyalann-dan biri olduğunu anlıyoruz. Esirler bin bir güçlükle temin ettikleri kutularını yanlarından hiçbir zaman ayırmıyorlardı. Bunun için konserve kutusuna açtıkları iki delikten geçirdikleri iple gündüzleri kemerlerine bağlıyorlar, gece ise başlarının altında korumaya alıyorlardı. Çorba, yeşil renkli bir sıvı, ekmek de taşlı, samanlı ve tuğla gibi sertti. Ama günlerce ağzına hiçbir şey koymamış olan Dağcıya bu ekmekler, o güne değin yedikleri ekmeklerin içindeki en lezzetlisi gibi geliyordu. Esirler bazen bir Alman askerinin attığı yanık sigara izmariti için kavga ediyorlardı. Bu durum bazı nöbetçi askerlerin eğlencesi haline gelmişti. Çünkü, esirler atılan sigarayı kapmak için vahşi hayvanlar gibi atılıyor, korkunç sesler ve iniltiler çıkararak birbirleriyle boğuşuyorlardı. Esirler böyle didişirken, nöbetçi askerler eğleniyorlar ve hatta bir kaçına sopa vurmaktan da geri durmuyorlardı. Kirovograd esir kampında geçen her ay bir asra bedeldi. Burada yenen bir lokma ekmek, o kadar değerliydi ki, neredeyse, dört başı mamur bayram sofrasına eşitti. Kamptaki eziyet ve sıkıntı onu o kadar sarsmıştı ki, hayata bakışını dramatik bir biçimde değiştirmişti. 0 artık kentlerin insanlar için inşa edildiğine inanmıyor, insanların da Tanrı tarafından yaratılmış olduklarından şüphe ediyordu. Kirovogradda yalnız insanlar değil, güneşin ışığı, gecelerin karanlığı, yağan yağmur ve hatta kar bile bir başkaydı.



Sayfa Sayısı: 135

Baskı Yılı: 2012


Dili: Türkçe
Yayınevi: IQ Kültür Sanat Yayıncılık

Cengiz Dağcı Kırımlı Türk romancı ve şâir. 9 Mart 1920 târihinde Kırım'ın Yalta liman şehrine bağlı Kızıltaş köyünde doğdu. Bir adı da Murat olan Ceng... 20. yüzyılda Türk edebiyatının yetiştirdiği en büyük romancılardan biri olan Cengiz Dağcı, 22 Eylül 2011 tarihinde yaşadığı Londra'da vefat etti. Eserlerinde ...

5.13 MB Tamaño del archivo
9789752553422 ISBN
Cengiz Dağcı.pdf

Tecnología

PC e Mac

Lea el libro electrónico inmediatamente después de descargarlo mediante "Leer ahora" en su navegador o con el software de lectura gratuito Adobe Digital Editions.

iOS & Android

Para tabletas y teléfonos inteligentes: nuestra aplicación gratuita de lectura tolino

eBook Reader

Descargue el libro electrónico directamente al lector en la tienda www.swayve.com.au o transfiéralo con el software gratuito Sony READER FOR PC / Mac o Adobe Digital Editions.

Reader

Después de la sincronización automática, abra el libro electrónico en el lector o transfiéralo manualmente a su dispositivo tolino utilizando el software gratuito Adobe Digital Editions.

Notas actuales

avatar
Sofi Voighua

Cengiz Dağcı, halkının çektiği acıları iliklerine kadar hissederek, Rus emperyalizmini temsil ettiğine inandığı, Şişkof isimli Rus gizli servisi subayı karşısında imiş gibi yaşananları onun yüzüne şöyle haykırır; “Hey Şişkof, Şişkof! Düşman üniforması giyip Rusya’ya karşı silâha sarıldınız diyorsunuz. Cengiz Dağcı kendisinin de şahit olduğu bu kanlı ayaklanma günlerini, babasını Birinci Dünya Savaşı'nda kaybetmiş, yirmi altı yaşındaki Teresa Zaromb'un gözünden aktarır. Teresa, ölüm ve korkunun hüküm sürdüğü bu günlerde bütün sevdiklerini kaybeder. Ancak …

avatar
Mattio Mazios

Yalta'ya bağlı Kızıltaş'a defnedildi. Yaşarken dönmek nasip olmayan vatanına öldükten sonra kavuşabilmiştir. 7 Cengiz Dağcı, Hatıralarda Cengiz Dağcı, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 1998.

avatar
Noe Schulzzo

Cengiz Dağcı, (d. 9 Mart 1919 Gurzuf - ö. 22 Eylül 2011 Londra), Kırım Tatarı roman yazarı. Gurzuf 'ta doğdu. Çocukluğu Kızıltaş (şimdiki adıyla Krasnokamenka) köyünde geçti. İlk ve orta öğrenimini köyünde ve Akmescit `te yaptı. 1938'de ortaokulu bitirdi. Cengiz Dağcı yazarına ait tüm eserleri ve kitapları inceleyebilirsiniz.

avatar
Jason Statham

1941'de Almanlara esir düĢen. Cengiz Dağcı, Ukrayna'da Kirovograd ve Uman esir kamplarında esaretin her türlü acısına maruz kalmıĢtır. Dağcı'nın esir ... Cengiz Dağcı, romanlarında -genel olarak- Sovyet yönetimi altında baskı, şiddet ve sürgünlerle acı çeken Kırım-Tatar Türklerinin hikâyesini anlatmıştır. 1947'den ...

avatar
Jessica Kolhmann

28 Eyl 2011 ... Bir Türk adı: Cengiz Dağcı. Sovyet ordusu, İkinci Dünya Savaşı, Nazilere esir düşme, Polonyalı bir hanımla evlilik, gurbette geçen bir ömür ve ... 10 Mar 2019 ... KIRIM TATAR TÜRKLERİNİN DÜNYADAKİ SESİ CENGİZ DAĞCI 100 ... Cengiz Dağcı Türkiye'ye hiç gelmediği halde kitaplarını Türkiye ...